30 Mayıs 2014 Cuma

28

26 Mayıs doğum gününmdü. Ben yaşını saklayan kadınlardan olmadım hiç. Zaten hiç bir şeyim gizli saklı değildir ki yaşım olsun. Yaş 28, yolun yarısına doğru az kaldı :) Ama mühim olan o yılları nasıl değerlendirdiğimiz değil midir? Yüzümüzden oluşan çizgilerin neleri ifade ettikleri? Gözlerimin etrafındaki morluklar eskiden beri vardı zaten. Artık çizgiler de belirmeye başladı. Kaşımın ortasında da iki çizgi var hep çatmaktan. Yüksek lisans tez yazımı beni çok yordu. Bu yaz artık bu işin bitmesi için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Bundan sonra biraz daha kendime zaman ayırmak istiyorum. Eşim bana dikiş makinesi almış doğum günüm için. Dikişe oldum olası meraklıyımdır ayrıca eski bir terzi çırağıyımdır. Bakalım çıraklıktan ustalığa geçebilecek miyim? Balkon bahçem mayıs ayıyla beraber daha bir renklendi. Lilyumum bana doğum günü günü sürprizi yaptı. Hayat güzel tüm olumsuzluklara rağmen...






14 Mayıs 2014 Çarşamba

Gün Kömür Karası

"Yüz karası değil, kömür karası
Böyle kazanılır ekmek parası ..."

Soma madeninde meydana gelen faciada ölen 301 emekçi kardeşim mekanınız cennet olsun.
Hepimizin başı sağolsun...

Umarım artık her şeyin para olmadığı, işçinin köle olmadığı, özelleştirmenin çağın gereği olmadığı, sosyal sigortanın bir lütuf olmadığı, sendikanın görevinin sadece maaş pazarlığı yapmak olmadığı ve devletin de insanı için var olduğu anlaşılır. Umarım...



22 Mart 2014 Cumartesi

Doğanın Uyanışı

Merhaba, yoğun gündem, yaklaşan seçim ve internet yasakları derken artık mart ayını da ortaladık. Hayatın telaşesinde zaman da çaktırmadan akıp gidiyor işte. Dün nevruz bayramıydı. Baharın gelişi doğanın uyanışı anlamına geliyor. Dolayısıyla bizler de balkon bahçelerimizle biraz daha ilgilenir hale geldik. Pazarlara çeşit çeşit fideler, fidanlar gelmeye başladı. Henüz fiyatları biraz pahalı ama nisan gibi 1tl - 50 krş gibi fiyatlarla güzel petunya, camgüzeli, sardunya fideleri bulabiliriz. Ben tanesi 1,5 tl katmerli cam güzelleri aldım buradaki çarşamba günü kurulan semt pazarından. Cam güzelleri yarı gölge seviyor. Toprağı kurumayacak kadar sulamalı, fazla sulayınca çiçek dökerler. Yetiştirmesi ve bakımı kolay görselliği de harikadır. Daha önce yalınkatlılarını Kars'ta yetiştirmiştim. Nergizler de açmaya başladı. Ama benim gibi soğanlı çiçek sevmiyorsanız ve küçük bir balkonunuz varsa mevsimlik çiçekleri öneririm. Soğanlı çiçek sevenler de amaryllis çiçeği ile mutlaka tanışmalısınız. Bu gösterişli çiçekleri olan bitki neredeyse hiç bakım istemiyor. Balkonunuz fazla güneş alıyorsa eğer şanslısınz bir sürü sardunya ile balkonunuzu çiçek bahçesine çevirebilirsiniz. Sevgiler...

Amaryllis Royal Red
Amaryllis Double Arctic White
Amaryllis Baby star


Ceylangözü ve alaca yapraklı sardunya aranjmanı
Büyük çiçekli sarı nergiz
Mis kokulu nergiz




Katmerli cam güzelleri minyatür birer gül gibi durmuyorlar mı sizce de

12 Mart 2014 Çarşamba

Vicdan Tutulması

Bugün hiç tanımadığım birine çok ağladım. Eşim duygusal olduğumu ve çabuk ağladığımı söyler hep. Bu defa farklı! Bu defa yalnız değilim. Eminim benim gibi bugün Türkiye'de yaşananlara içi acıyan pek çok insan var. Bugün bir çocuk öldü. 15 yaşında öldü. 15 yaşına komada girdi. Çünkü 9 ay önce başından gaz bombası kapsülü ile vuruldu. Çünkü mahallesindeki abisi ve ablaları bir çok şeye öfkeliydi ve bunları protesto etmek istiyorlardı. Çünkü devlet baba polisini o çapulcu protestocuları susturması için yollamıştı. Çünkü evde ekmek kalmamıştı ve annesine "Sen gazdan kaçamazsın ben hızlı koşarım anne, ekmeği ben alırım..." dedi. Gitti Berkin, bir daha evine dönemedi. 268 gün uyudu, uyudu, uyudu. Eridi, eridi, eridi 16 kiloya kadar düştü zaten zayıf bedeni. 11 Mart sabahı öldü Berkin. 

Camus demiş ya "Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede çocukların nasıl öldüğüne bakın." diye... Bu ülkede gençler farklı düşündükleri için meydanlarda sokaklarda ölüyor, kadınların adı olmadığı için tecavüze uğrayıp öldürülüyor, bebekler camsız evlerde soğuktan donarak ölüyor, çocuklar hastalanınca karlı yollarda mahsur kalıp babalarının sırtlarında ölüyorlar, etnik kökenleri mezhepleri farklı diye yakılarak bombalanarak ölüyor bu ülkede insanlar.

Acı büyük, yürekler sızlamakta bu vicdan tutulması karşısında. Sen ölecek yaşta mıydın çocuk? 




8 Mart 2014 Cumartesi

Dünya Kadınlar Günü

Her yıl 8 Mart'ta kutlanan ve pozitif ayrımcılık içerdiği düşünülen gün esasında nereden çıkıyor hiç düşündünüz mü? Kadınlığın günü mü olurmuş, tüketim çılgınlığının bir başka aracı diye düşünmeden önce gelin bu özel günün tarihine bir göz atalım...

8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katıldı.
Daha sonra 26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Internationaler Frauentag" (International Women's Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi. İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921' de Moskova'da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda (3. Enternasyonal Komünist Partiler Toplantısı) gerçekleşti. Adı da "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak belirlendi. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960'lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri'nde de anmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977tarihinde 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul etti. Birleşmiş Milletler'in sitesinde günün tarihine ilişkin bölümde, kutlamanın New York'ta ölen işçilerin anısına yapıldığı yazılmamıştır.
Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın, ve yığınsal olarak kutlandı, kapalı mekanlardan sokaklara taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Kadınlar Günü" kutlanmaya devam ediliyor.
(Kaynak: wikipedia)

Görüldüğü üzere basit bir tüketim çılgınlığı nedeni değildir kadınlar günü. Kadınların karşılaştığı şiddete, tecavüze, tacize, eşitsizliğe ve ezilmeye karşı çıkan bir hatırlatmadır. Sevgiler...